object1311732607

ten20x1000

Geçmişe Yolculuk

İsmet Paşa İlkokulu’ndan birincilikle mezun oldum. Atatürk Kız Lisesi Karma Ortaokulu’na yazıldım. Ablam 16-17 yaşında çabuk gelişen, güzel bir kızdı. Kız Enstitüsü’ne yazıldı. Dikiş-nakış bölümünde öğrenci oldu.

Bu arada babam, kan kanserine yakalanmıştı. Sacit abim, Avrupa’dan ilaç gönderiyor, onun tedavisini destekliyordu. Doktor, kanser olduğunu önce, kendisine söylemedi.  Babam, ilaçları almak için eczaneye gidince: “O ocağı batmış adam kim, kime alıyorsun bunları” demiş. ‘‘Bir arkadaşıma alıyorum ne oldu ki?’’ deyince Eczacı: ‘‘Lösemi (kan kanseri) ölümcül bir hastalık, arkadaşına geçmiş olsun’’ diyor. Babam, sonunda hastalığını öğrenmişti. Nasıl da üzülmüştür cemım babam. Düşünceli bir halde eve geldiğini taa uzaktan görmüştüm. Sevindim ve kapının arkasına saklandım. Babam yaklaşınca ‘böh’ diye bağırdım. Ani refleksle, bana bir tokat attı ve yere yuvarlandım. Amacım şaka yapmaktı, ne bileyim bu kadar korkup tepki verecek… Anlaşılan onu çok korkutmuştum. Sonradan anladım ki, kanser olduğunu öğrenmişti ve onun düşüncesiyle geliyordu. O günden sonra evin tadı kaçtı.

Babam, annemle birlikte Afyon’a gazlı göle, kaplıcalara gidiyor. Gazlıgöl’ de sıcaktan dolayı bir haftada hızla kilo kaybetmeye başlamış. Çünkü kandaki alyuvarlar sıcağa dayanamayıp ölmeye başlamışlar. Çok hastalanmış. Oradaki babamın üçüncü dereceden akrabası Ramsiya Örs( Semen) babamın ayaklarını karnına koyarak ısıtmış. Annem, bunu: ‘‘Onlardaki bağlılık ve samimiyet hala kendini koruyor diyerek’’ hayretler içinde anlatmıştı. Oradan geldikten sonra babamın hastalığı ilerledi. Ama kanser olduğunu günlerce ev halkından gizlemişti.

Bir gün babama: “ Hatıra defterime bir yazı yazar mısın?’’ diye sordum. Babam, yazıyı yazmış, sonuna da :“Adama dayanma ölür, ağaca dayanma kurur. İki ayağının üzerinde dur’’ notunu düşmüştü.  Bu söz bana, hayatımda yol gösterenim oldu.

 

Babamın hastalığı günden güne ilerliyor, her şeyi yiyip içemiyordu. Zeynep halam, babamın hastalığının son evrelerinde olduğunu duymuş, babamın yanına geldi. Halam,babama, ‘‘Seni köye götüreyim, biraz bakayım’’ dese de babam, ikna olmadı. Zeynep halam’a : “ Hürriyet var ya, onun baktığı gibi bana hiç kimse bakamaz. Ben, ne istersem hemen bulup getirir. Geçen gün ayva istedim, ayva buldu, geldi. Kayısı istedim, kayısı getirdi. Bu kızım bana yeter, beni iyileştirir sen merak etme’’ dedi. O gece halam, saat başı gelip, babamı kontrol etti. Ben de babamın, ayak tarafında biraz yattım. Babam bir ara kalkıp, annemi yanına çağırmış. ‘‘Çok önemli söyleyeceklerim var’’ diyerek, “Sana 6 çocuk, bir sürü de iş ve borç bırakıyorum. Hakkını helal et ” demiş. Annem de ona, ‘‘ Yorgunsun, uyu’’ demiş. Sabaha karşı halam yanıma gelip ‘‘kalk’’ dedi: ‘‘Daha yeni uyudum ne yapıyorsun’’ dedim. ‘‘Kalk, baban gidiyor’’ dedi. Su getirdi. Babamın ağzına bir iki damla su damlattı. Elini, ayağını düzeltti. Ben de, ‘‘Uyanınca sana kızar’’ dedim; fakat babamdan hiç tepki gelmedi. Ben de anladım ki babam, sabaha karşı 6 gibi bize veda edip, Hakk’a yürümüştü.

O zamanlar şimdiki gibi, ev telefonları yoktu. Sarayönü’ne PTT’ye gidip, Aysel teyzemin eşi Nevzat enişteme ve o zaman belediye başkanı olan Celal dayıma, babamın Hakk’a yürüdüğünü haber verdim. İki abim de askerdeydi. Biri Hollanda da, diğeri de Kırıkkale’de öğretmendi. Evde ablamla, ben vardık. Sağolsun akrabalar, bir otobüs dolusu toplanıp geldiler. Evdeki halıya babamı sarıp otobüse koyarak, köye götürdüler. Köydeki evimiz toprak ev olduğu için bakımsızdı. Onun için babamı, Zeynep halamın evine götürdüler. Bahçede yıkayıp kefenlediler. O gün, ‘‘İnsanın, köyde bir evi olmalı ve kendi evinin kapısını açıp girmeli, insanın cenazesi de kendi evinden çıkmalı’’ diye aklıma koymuştum.

Birkaç ay sonra köydeki evi tamir edip, oteldeki eşyaları satarak oteli devrettik. Bir iki karyola, büyük bir tınal, soba ve sallama saati hatıra olarak alarak, diğer bütün eşyaları sattık. Çünkü babam, son günlerinde oteli çalıştıramamış, biraz da borca girmişti.

Ölümünden üç gün sonra büyük abim geldi. Etibank’ta işe girdi. Birkaç ay sonra diğer abim de geldi, o da işe girdi. Hepsi işe girip babamın borçlarını ödediler. Sonra da yardımlaşarak, sıra ile birbirlerini evlendirdiler. Annem dul kalmıştı; ama çocuklarını başında toplayıp, onları birlik içinde tutmayı başarmıştı. Ortaokulun son iki ayını köyde okudum. Yine başarılı bir öğrenci olarak ilk üçün içindeydim.

Dünyadaki olaylar Türkiye’yi de etkiliyordu. Ben de o sıralar, dünya klasiklerini okumaya başlamıştım. Konya’daki resim öğretmenim Güner Özkan’ın teşviki ile Balkan ülkeleri arasında yapılan bir resim yarışmasına katılmış, birincilik ödülü kazanmıştım. Ödülüm olan 500 lirayı bana köyde törenle takdim ettiler. Tabi ki çok gururlandım; kim gururlanmaz, öyle değil mi!

Sonra kasabadaki liseye yazıldım. Çevreden, “Bir sürü erkeğin içinde nasıl gidip gelecek, yetim kızın okulda ne işi var” diye söylenmeye başladılar. Annem, doğal olarak bazen onların etkisinde kalıyordu, ama Turgut ve Sacit abim bana çok destek oldu. Bazen, havaların çok soğuk olduğu günlerde teyzelerimde kalıyordum. Annem, ‘‘Bu böyle olmaz’’ diyerek, ikinci sene Sarayönü’nden ev tutup, ablamla yanıma geldi. Lise’ den birincilikle mezun oldum.

Сотрудничество

Международный журнал культурной и деловой жизни "Золотая площадь" пргиглашает к сотрудничеству компании и частных лиц. Вы можете размещать рекламу на страницах печатного издания и в электронной версии журнала в виде рекламных материалов, баннеров, видеороликов, по лучшим ценам и на лучших условиях.

Читать...

О нас

«Золотая площадь». Международный журнал культурной и деловой жизни.
The Golden Plaza. International Magazine of Culture and Business.
Свидетельство о регистрации средств массовой информации:
Москва, Федеральная служба по надзору в сфере связи, информационных технологий и массовых коммуникаций (Роскомнадзор), Эл № ФС77-49585 от 24 апреля 2012 г.
Учредитель: Индивидуальный предприниматель Эркенов Рашид Адамович.
Главный редактор журнала «Золотая площадь» Аппаев Билял Добаевич.
Издатель: индивидуальный предприниматель Эркенов Рашид Адамович. Адрес издателя: 369380, КЧР, Малокарачаевский район, с. Учкекен, ул. Ленина, 89а.

Контакты

filePxZu

Адрес редакции:
Россия, 369380, КЧР
Малокарачаевский район
с. Учкекен, ул. Ленина, 89а.
email: info@goldenplazamagazine.ru
Тел. 8 87877 2-55 37