object1311732607

ten20x1000

Geçmişe Yolculuk

Maalesef, çevre yine hareketlenmiş, yine olur olmaz şeyler dile getirilir olmuştu: ‘‘Bu kız üniversiteye nasıl gidecek. Sizin o kadar paranız yok ki…hem yurtta kalan kızlar kötü yola düşüyor, okutma evde dursun’’ diyenler yine işbaşındaydı. Sacit abime: ‘‘Okutmazlarsa kaçarım’’ diye mektup yazdım. Allah’tan, abim, ‘‘Ceketimi satar, yine seni okuturum’’ diyerek, mantıklı bir cevapla geri dönmüştü.

Konya Selçuk Eğitim’ de sınavlara girdik. Sonuçları annem gizlemiş, bana da gösteren olmamıştı. ‘‘Kazanamadın, kağıt gelmedi’’ dediler. Hacettepe Üniversitesi’nden, fakülte’ye  direk girebildiğimi ifade eden ikinci bir kağıt gelmişti. Birincilere verilen bir haktı bu. O kağıt elime geçti. Vakit kaybetmeden o zamanki adıyla Ev İdaresi-Aile Ekonomisi (Şimdiki adı İktisat Fakültesi Tüketici Bilimler Yüksekokulu) Bölümü’ne kaydoldum.

Turgut abimle birlikte Ankara’ya ilk geldiğimizde, Ulus bana çok büyük görünmüştü. Ee büyükşehir’di burası. Türkiye’nin kalbi Ankara’ydı, büyük olacaktı elbet…ve ilk kez gördüğün bir yer de sana, büyük görünecekti. Cebeci’de babamın akrabalarından Semiha Batça’ yı bulup, evinde konuk olduk. O gece rüyamda elimde valiz, Ulus’ta abimi kaybettiğimi gördüm. Atatürk heykelinin önünde insanlar sel gibiydi ve ben kaybolmuştum. Bunun çok normal bir şey olduğunu sonradan kavrayacaktım. Ailenden uzakta, yabancı bir yerde korunmasız kalmanın psikolojisi, rüyama yansımıştı işte. Ertesi sabah, abimle yurda gittik, bize, ‘‘Yer yok, olunca biz, size söyleriz’’ dediler. Abim gitmişti, ben akrabalarda kalıyordum. İyi de bir gün, iki gün…akraba da olsa bu böyle olmazdı; kendime kalacak bir yer bulmalıydım. Sonuna kararımı verdim ve doğru Süleyman Demirel’in Güniz Sokak’taki evine gittim. ‘‘Ben, Konya Başhüyük’ ten geldim. Yurt olmazsa okuyamayacağım, ailemin gücü yok, bana yardım edin’’ dedim. Demirel, sevecen bir insandı. Hemen, özel kalemi Hayri baba’ ya talimat verdi. Hayri baba, yurdu aradıktan sonra, elime bir kart tutuşturdu. Ben, o kartla gidip, yurda yerleştim. Şimdi düşünüyorum da bu yaptığım, büyük cesaretti. Demirel’i o zamana dek hayatında hiç görmemiş olan ben, şimdi karşısına geçmiş, okumam için bana fırsat vermesi gerektiğini söylüyordum. Bu, ayaklarımın üzerinde dimdik durmam için sadece bir başlangıçtı. Özgüvenimin, bende çocukluğumdan beri var olan bir şey olduğunu sonradan anlayacaktım. Girişken bir ruh, beni hayallerim ötesine taşıyacaktı.

Hacettepe Üniversitesinde Okurken…

Üniversite hayatım öğrenci olaylarıyla geçti, çok zor yıllardı. Hacettepe Üniversitesi’nde haftanın 3-4 günü boykot, miting, form gibi olaylarla tanıştık. Yine bir cuma günü ders çıkışında akşam üzeri Hacettepe yurdunun önünde kızlı erkekli oturup sohbet ederken, Cebeci tarafından çatışma sesleri duyduk. Beş dakika sonra o taraftan gelen ortaokuldan arkadaşım Beytepe’ de kimya bölümünde okuyan Engin Koçak ile karşılaştım. Engin, yürüyerek geliyor; ama paçasından kan akıyordu. Vurulduğunun farkında değildi. Gayet sakin duruyordu. ‘‘Engin’ ciğim ayağından kan akıyor, vuruldun mu yoksa?’’ dedim. Engin şaşırdı ve ayağına bakarak, ‘‘Farkında değilim, kurşun girmiş’’ dedi. Hemen Tıp Fakültesi son sınıftaki stajyer arkadaşlardan birileri ilgilendi. Yurtta tedavisi yapıldı. Polis kayıtlarına geçer düşüncesiyle hastaneye götürmeye korktular. O akşam Çağdaş Sahne’de (Şimdiki Şinasi Sahnesi) Nazım Hikmet’i anma gecesi düzenlenmişti. Biz de bir grup arkadaş ile oraya gittik. Orada Ankara Belediye Başkanı rahmetli Vedat Dalokay, yanında yazar Demirtaş Ceyhun oturuyordu. Daha önce tanışıklığım olmadığı halde, belediye başkanının yanına gidip durumu anlattım. O da Demirtaş Ceyhun Bey’e, bu durumla ilgilenmesi emrini verdi.

25 yaşında genç bir öğretmenken, 19 yaşında öğrencilerim vardı. Özel okul olduğundan, zengin çocukları diploma almak için geliyorlardı. Beslenme dersi anlattığım bir gün öğrencilerimden Mehmet, sınıfta şaklabanlık yapmaya başladı. Gürültü arttı. Susun! demeye gücüm yoktu. İçi kağıt dolu çöp sepetin alıp, arkada gürültü yapan Mehmet’in başına geçirdim. Başından çöp sepetini çıkardı, çöpleri topladı ve sepeti yerine koydu. ‘Özür dilerim hocam’ diyerek yerine geçti. Artık sınıfta sessizlik hakimdi. Ama daha sonra okulda otoritem tam oldu. Fakat düşündüğüm zaman, genç öğrencilerim vardı ve ben de yalnız yaşayan genç bir kadındım. Böyle devam edemeyeceğimiz anladım ve işimi değiştirmeye karar verdim.

Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Bölümü’nde memurluk sınavı açılacağını duyup o sınava girdim. Kazandım ve üniversite genel sekreterliğinde memurluğa başladım. Genç ve güzel bir hanım olarak tabii ki dikkat çekiyordum. İstanbul gibi bir yerde, yalnız bir kadın olarak yaşamak çok zordu. O iş de beni tatmin etmedi.

Ulaştırma Bakanlığı’nın Kabataş’taki Denizcilik Bankası Deniz Nakliyatı Ticari Bölümü’nde işe girdim(1985).

Bu arada ANAP’ın Beşiktaş delegesi olmuştum. İş yerimden izin alıp, zaman zaman politik çalışmalara katılıyordum.  Semra Özal’ın seçim bürosunda görevlendirildim.

Avrupa Birliği Sosyal Politikalar Uzmanlık Eğitimine katıldım. İki dönem toplam yedi ay sürdü(1988).Eğitimin sonunda  Fransa Marseille Luminy Üniversitesi Ekonomi Fakültesi’nde multimodel transport dersleri alarak (1989) bütün Avrupa’yı gezerek hem eğitim alıyor, hem de para kazanıyordum. O eğitimi başarı ile tamamladıktan sonra, İstanbul’a döndüm. Aynı yıl İstanbul Üniversitesi Uluslararası İşletme Bölümü’nde  Yüksek Lisans’a başladım.

Сотрудничество

Международный журнал культурной и деловой жизни "Золотая площадь" пргиглашает к сотрудничеству компании и частных лиц. Вы можете размещать рекламу на страницах печатного издания и в электронной версии журнала в виде рекламных материалов, баннеров, видеороликов, по лучшим ценам и на лучших условиях.

Читать...

О нас

«Золотая площадь». Международный журнал культурной и деловой жизни.
The Golden Plaza. International Magazine of Culture and Business.
Свидетельство о регистрации средств массовой информации:
Москва, Федеральная служба по надзору в сфере связи, информационных технологий и массовых коммуникаций (Роскомнадзор), Эл № ФС77-49585 от 24 апреля 2012 г.
Учредитель: Индивидуальный предприниматель Эркенов Рашид Адамович.
Главный редактор журнала «Золотая площадь» Аппаев Билял Добаевич.
Издатель: индивидуальный предприниматель Эркенов Рашид Адамович. Адрес издателя: 369380, КЧР, Малокарачаевский район, с. Учкекен, ул. Ленина, 89а.

Контакты

filePxZu

Адрес редакции:
Россия, 369380, КЧР
Малокарачаевский район
с. Учкекен, ул. Ленина, 89а.
email: info@goldenplazamagazine.ru
Тел. 8 87877 2-55 37