object1311732607

ten20x1000

Geçmişe Yolculuk

 

VLADİMİR HUBİYEV– R.F. Karaçay- Çerkes Özerk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı

 

1991’de ziyaret ettiğim Moskova’da, Kremlin Meydanı’nda sokakta gördüğüm bir adama, tipini benzeterek: ‘‘Siz Karaçay mısınız?’’ dediğimde: ‘‘Ho (evet). Siz kimsiniz?’’ dedi. Kendimi tanıttım. Konuştuğum kişi Karaçay-Çerkes Özerk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı olduğunu söyledi. Kendisine, Dağıstan’a gitmek istediğimi, ama yolu bilmediğimi oradan da Karaçay’ a geçeceğimi, bana yardım edip edemeyeceğini sordum. O zamanki Dağıstan Ulaştırma Bakanı Aygün Bey’i (Kendisi, şimdi Moskova’da Dağıstan’ın ticari temsilcisi) arayarak: ‘‘Kız kardeşimi gönderiyorum, konuk edin, ne gerekiyorsa yapın’’ dedi. Kısa süre sonra yanıma gelen Hakim Abek’ e de, bana yardım etmesi için talimat verdi. O zaman Başbakanlık’tan görevli gitmiştim. Ancak Çeçenistan’da çatışmalar başlamıştı. Malkar asıllı dostum Kanşavbiy Mızıyev’in evinde kalıyordum. Moskova Büyükelçisi Volkan Vural’a, Dağıstan’a gitmek istediğimi söyleyince: ‘‘Orası çok riskli bir bölge, uluslararası haritada havaalanlarının yeri bile yok, gidemezsiniz’’ dedi. Ben de kaldığım eve dönüp arkadaşıma: ‘‘Beni elçilikten ve Türkiye’den sabah arayan olursa yemekte olduğumu, akşam arayan olursa da bale izlemeye gittiğimi söylersiniz’’ dedim. Dostlarımın da yardımı ile Moskova’dan Dağıstan’a giden bir uçağa binerek Mohaçkale’ ye indim. Ulaştırma Bakanı Aygün Bey bizzat gelerek beni karşıladı ve beni üç gün misafir etti. Eşi ile kumukça çok rahat anlaşabiliyordum. Oradan Çeçenistan üzerinden Karaçay’a geçmek istediğimi söyledim. Kendisi, bana: ‘‘Törelere göre misafirim olduğun için ne istersem onu yapman gerekir; ancak benim arabam resmi, yani Rusya Federasyonu plakalı, onunla götürürsem Çeçenler füze atar havaya uçururlar. Trenle göndersem, 7 yaşındaki çocuğun bile elinde silah var, yolu keserler. Can güvenliğin açısından pek sağlıklı olmaz’’ deyince gitmekten vazgeçip, Moskova’ya geri döndüm. Büyükelçi Volkan Vural’a uğradım. Durumu arz ettim. Kendisi, beni tebrik etti. ‘‘O bölgelerle ilgili bir belgemiz yok, henüz gidip de gelen yok. Yazacağın raporlardan birisini lütfen bize ver’’ dedi. Karaçay-Çerkes’ in başkenti Çerkeskiy’ deki Mahar Özdenov(Tiyatro aktörü) beni, dedemin kasabası Teberdi’ye  ilk götüren artistlerdendi. Ona karşı olan hayranlığım, onu gözümde kahramanlaştırmış, milliyetçilik, aşk, heyecan hepsi birbirine karışmıştı. Karaçay’a geçip, onu görmek istiyordum. Ancak o da telefonda, Çeçenistan üzerinden geçmenin çok tehlikeli olduğunu söyleyip: ‘‘Moskova’da görüşelim’’ dedi ve Moskova’da görüştük. Önceki görüşmemizde: ‘‘Ben erkeğim, beni başımdan çektirip mi gezdireceksin. Türkiye’ye gidemem’’ diyerek feodal bir açıklama yapmıştı. Bu görüşmemizde ise, kız kardeşi Maria’nın, “Aycayak, Rusça bilmiyor, kendisi de ufak tefek burada rahat edemezsiniz, siz Türkiye’ye gidin” sözüne karşılık olarak, ben de: “Sen de Türkçe bilmiyorsun, istersen bunu bir daha düşünelim’’ diyerek bırakıp gelmiştim. Zaten annemin de  beni, o taraflara göndermeye niyeti yoktu. O arada, yine başka bir aktör Tavbiy Mızıyev, abisi Ahmet Mızıyev’i ve Kültür Bakanlığı’nda çalışan Aminat Hanım’ı, annemle oturduğum Bostancı’daki evime kadar dünür gönderip beni istetmişti. Annem: ‘‘Benim o tarafa verecek kızım yok, yine sınırlar kapanır, görüşemeyiz’’ diyerek reddetmişti. Benim de aklım Mahar’ da olduğu için bir şey dememiştim. Ondan sonra da Tavbiy’i hiç görmedim. Ta ki 23 Nisan 2013’te telefon ederek şaşırtana kadar…Hatırımı sorduktan sonra: ‘‘Ben, seni istemiştim ama sen, bana gelmedin. Şimdi iki kızım var. Geçen sene Nalçik’ e geldiğinde, seni uzaktan görmüştüm. Saçlarını sarıya boyatmışsın, ben de sakal bırakmıştım. Utandım, yanına gelemedim’’ dedi. Çok şaşırmıştım. Yüreğinde sıcak bir sevgi duymasa 22 yıl sonra aramazdı. O coğrafyadaki insanların sevgileri de nefretleri de çok şiddetli yaşanıyor. Demek ki insanın yaşadığı coğrafya, karakterini de şekillendiriyordu. Yıllar sonra yanında gelen iki sanatçı kız, Mahar’ın madde bağımlısı olduğunu, hastaneye yatıp tedavi olması gerektiğini söylediler :‘‘Onu hastaneye yatmaya sadece sen, ikna edebilirsin’’ dediler. Bu konuda bir uzman olmadığımı, onu öyle görürsem gözümde saygınlığını kaybedeceğini söyledim. Çünkü zayıf erkek görmeye tahammül edemiyordum. Onun için bir şey yapamayacağımı söyledim. Kısa bir süre sonra da altın vuruş yaparak öldüğünü duydum.

Bu arada Karaçay-Çerkes’ e yaptığım bir ziyarette, Kültür Bakanı Sultan Temirov’un evinde 6 Ekim’de yaş günümü kutlamak için toplanmıştık. Savunma Bakanı Kemal Halköç, Cumhurbaşkanı Muhammed Semenof’ un tebrik mesajı ile birlikte pasta ve karanfillerle geldi. Putin’in de yaş günü benimle aynı gün olduğu için Cumhurbaşkanı, Putin’i karşılamaya gitmiş; ancak bana bir harita göndermişti. Harita üzerinde Gürcistan ile Karaçay- Çerkes Cumhuriyeti arasındaki 3,5 metrelik bir tünelin Türkiye tarafından finans edilerek açılmasını, bunun Türkiye ile Rusya arasındaki 52 şehrine ulaşmanın kolaylaştıracağını, aradaki ekonomik bağlantıların güçleneceğini söyleyerek, bunu o zaman Başbakan olan Sayın Bülent Ecevit’e iletmemi istediler. Türkiye’deki kriz nedeni ile bunun olamayacağını söyledim; ancak bana: ‘‘Lütfen, sen bunları ilgililere ilet’’ dediler. Bu arada Sayın Bakan: ‘‘97 yılında Türkiye’ye uğradım, seni aradım; ama sen Hollanda’daymışsın’’ dedi. Bu doğruydu: ‘‘Evet, ama ben sizi hiç tanımadım, neden aramıştınız’’ dedim. Sayın Bakan: ‘‘89 yılında Karaçay’a, artistlerle vizesiz kaçak olarak girmiştiniz. O zaman size, arabayı ben yollamıştım demez mi?’’ Şaşırdım: ‘‘Ben, sizi daha önce hiç görmedim ki, o olayı artistler organize etmişti. Siz kimdiniz, neden görmedim ben sizi?’’ dedim. Kendisinin,devlette resmi  yetkili bir kişi olduğunu, artistlerin ona ulaşarak, ‘‘Türkiye’den genç bir hanım geldi, dedelerinin köyünü görmek istiyor, bizden yardım istedi’’ deyince, bana şoförü ile birlikte aracını tahsis etmiş. Ben de: ‘‘Sınırda hiç araba durdurmuyor, restaurant’ ta o kadar adamın neden beklediğini merak etmiştim, şimdi taşlar yerine oturdu. Ben yanlış adama aşık olmuşum, gerçek kahraman sizmişsiniz’’ dedim.

 

Сотрудничество

Международный журнал культурной и деловой жизни "Золотая площадь" пргиглашает к сотрудничеству компании и частных лиц. Вы можете размещать рекламу на страницах печатного издания и в электронной версии журнала в виде рекламных материалов, баннеров, видеороликов, по лучшим ценам и на лучших условиях.

Читать...

О нас

«Золотая площадь». Международный журнал культурной и деловой жизни.
The Golden Plaza. International Magazine of Culture and Business.
Свидетельство о регистрации средств массовой информации:
Москва, Федеральная служба по надзору в сфере связи, информационных технологий и массовых коммуникаций (Роскомнадзор), Эл № ФС77-49585 от 24 апреля 2012 г.
Учредитель: Индивидуальный предприниматель Эркенов Рашид Адамович.
Главный редактор журнала «Золотая площадь» Аппаев Билял Добаевич.
Издатель: индивидуальный предприниматель Эркенов Рашид Адамович. Адрес издателя: 369380, КЧР, Малокарачаевский район, с. Учкекен, ул. Ленина, 89а.

Контакты

filePxZu

Адрес редакции:
Россия, 369380, КЧР
Малокарачаевский район
с. Учкекен, ул. Ленина, 89а.
email: info@goldenplazamagazine.ru
Тел. 8 87877 2-55 37